Deimos (korku)

Benim aklım benim kırbacımdır,
dedim ki ona, neden bu zulmün
yolunu kaybetmiş, sığınmış başka gölgelere
ve içimde kimsenin sökemediği bir hüzün
ve susmuş, mahcup olmuş kendi kaderine
otursam.
taş altına sinmiş bir yılan gibi ,
boş bir mezarı doyuran can gibi
otursam.

benim aklım benim kırbacımdır.
dedim ki ona, bırak ; korkularım, öfkelerim
yenik düştüğüm ne varsa
yoksa da yalansa da
incindiği yerde kopup bir boşluğa yuvarlansa
kendi cinnetinde, öldürse kendini
unutsam
bir rüyadan arta kalan gibi,
bir rüzgara fısıldanan gibi
unutsam.

dedi ki
dilim seni yaralıyorsa,
diz çöktürüyorsa omuzlarına bıraktıklarım;
hatırla, Yunus da
sözünü bırakıp arkasında
bir denizin tuzunda öldürmüştü yarasını.
sanmıştı ve aldanmıştı.
içindeki lallik onu zehirlemeden
döndü kendi karasına.
öğrendi kendini de devşirmeyi ,
aklın kırbacı altında korkularını yenmeyi.
dedi ki,
benim şefkatli bir elim
prangasız bir zamanım, karartısız bir ışığım yok,
hatırla Yunus’u
kendinden korktu en çok
yabancıyı iteler gibi kovdu onu evinden

ah , o yabancı hep daha güçlü döndü bu sürgünden

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s