Yıkık

sözcüklerim paslı , çünkü ben bunları bir çarmıhtan söktüm
annesinin kucağında soğuyan bir bedenden.
kan sızıyordu yaralarından, soluk bir karanfil gibi
ve dedi ki annesi
“bir karanlıkta yaşar kardeşinden nefret eden ”

sözcüklerim kör,  çünkü Yusuf çıkamadı o kuyudan
ağladı  kardeşlerinin günahları için
ve içtik biz de kana kana o kuyunun suyundan .

sözcüklerim korkak; çünkü ben de sığındım denizin ortasına.
sustum dilimi bağlayarak
bekledim fırtınanın dinmesini,  göğün maviye ermesini.
döndüm sonra bir fırtınadan arta kalarak
ve ne yazık
artık kentler de düşler de yıkık….

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s