Tılsım

beni bir deniz bıraktı kıyıya,
bir demirci dövdü;
kan içinde, kor alevinde,
kömür kokusunda dövdü.
dedi ki
parlak bir yıldız yaparım
ben bütün çakıl taşlarını .
kadınların saçlarına,
çıngıraklarına kapıların
belki de ucuna bir çeşmenin
takılınca dinecek acıların.
Beni bir demirci dövdü.
toprağın kokusunu
göğün mavisine
sabahın kırmızısını
ayın bakırına kardı
tenimin rengini
üstümdeki güneşten çaldı.

zarif parmaklarıyla bir kuyum
eski bir tanrıyı işledi
gövdemin ortasına,
kanlı bir ayin gibi.
dede ki
ben verdim sana ruhunu
nakışı anlatır, cevherin değerini
gittiğin hanelere götür
sana üflediğim huzuru.
Demircinin ateşi, sadekarın eli
ve en sonunda
küçük elleriyle bir çırak
çelikten bir zımparayla ağarttı beni.

dedi ki
bu ışık bir göz yanılması
çalınmış bir parlaklık
sen tılsımını kaybettiğinde
kadife bir bezle silecekler gövdeni
yine de karardıkça kararacaksın
ve bir gün verecekler seni bir eskiciye
eritilmek için döneceksin o demirciye.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s