Yitik Yaz Şarkısı

Sizi bir yerden tanıyor muyum ?
Doğru ya, herkesin gölgesi herkesin üstünde
belki gölgeme sormalıyım
Sizi bir yerden tanıyor muyum?
Bir yaz okumasından, sonu belli bir romandan
soğuk bira sırasından, sıradan sabahlardan
Aklımı plaj çantasında bıraktım
çok korkuyordum ıslanmasından
belki siz hatırlatırsınız
bir göreyim ayak parmaklarınızı
sizi bir yerden tanıyor muyum ?
Okumaya devam et Yitik Yaz Şarkısı

Reklamlar

Demir Kelebek

sesine hırlama yapışmış bir kuduz köpek 

gibi dinlemekten kendini;

korkuyor musun?

kozasına sıkışmış bir demir kelebek

gibi baş aşağı bir boşlukta

yitirmekten kendini . 

kollarını bir değirmene kanat edememiş

ve iki taş arasında kendini öğütmüş ,

 buğday tarlalarında 

gülünecek bir korkuluk olmaktan 

korkuyor musun ?  Okumaya devam et Demir Kelebek

Phobos (Bozgun)

Dövülmüş bir çelik geçti içimden önce soluğum kesildi

ah etim, dilim sonra ;  ayaklarım, ellerim .

uzattılar kesik başımı bu mu diye,  gördüm yüzünü

beni kesmez bir azizin kılıcı  ve  fakat

(bunlar) ne varsa kötü ona bulamışlardı yeryüzünü…

bıraktılar, ellerimi başka bir kola kollarımı başka bir gövdeye

ve başım acıların sustuğunu gördü.

Bozgun; bir taşın çakıla dönüşmesidir; (üstelik) ansızın

kılıçla zincirlenmiş bir korkaklığı efendi edinmendir kendine

alınmayacağını bile bile inanmandır başkalarının cennetine. Okumaya devam et Phobos (Bozgun)

Aşk ve Ruh/ Psykhe ve Eros

Antik dünyanın ince zevklerinin, aşılamayan coşkunluğunun , masalsı bir yaratılışa hükmettikleri mitolojilerinde saklı olduğuna inanırım. Mitoloji onların temel evrensel yasalarını, toplumsal ahlaklarının köklerini belirlerken dünyaya bakışlarıyla tümsel bir sanat anlayışlarını da doğurmuş.. Zarif ve güçlü…

Zeugma’da gözleri restorasyondan şaşı olmuş mozaiği hatırlarsınız. Bütün cahilliklerimizin (belediye başkanı ayakkabısıyla tanıtım yapıyordu mozaiklere basa basa) arasından birileri bir bilgi sitesi yapmayı akıl etmiş (http://www.zeugmaweb.com) sitenin içinde dolanırken mozaiklere baktım, kısa hikayeleri vardı. Birini size anlatmaya karar verdim. Elbette biraz süsleyerek ve hikayeyi tersten de okuyarak. Okumaya devam et Aşk ve Ruh/ Psykhe ve Eros

daribu’l-mindel / ayna ve su

eğildi kumları avuçlarında süzerek

ve dedi ki neden su yoktu Yusuf’un kuyusunda…

insan aynaya bakınca görürmüş mucizeleri

yıldızlı bir kuyunun ağzına benzer

sırmalı camda asılı kalan sureti.

dinle, geçmişi herkes fısıldar sana

ve aynalarda asılıdır şimdi , oysa kim bilebilir geleceği. Okumaya devam et daribu’l-mindel / ayna ve su

Şeytan ve Aydınlanma

Yedi büyük günahtan kibirle anılan ve baş şeytanlardan sayılan Luciferin adı “ışık” sözcüğünden türemiş durumda. Işık getiren şeytanın karanlıkların efendisi olması ise aydınlanmanın din üzerinde yarattığı baskı olsa gerek. Bilim ve aydınlanmanın şeytan uğraşı sayılmasının ve bugün dahi dinlerin bilimle barışık yaşayamamasının trajikomik hali Lucifer’ in adında yatmaktadır. Okumaya devam et Şeytan ve Aydınlanma

Ninni ve Ağıt…

Dünya kendi zalimliğini doğurmuş;

ne kendini kendinden doğurabilir ki ,

içine doğru fısılda ve güven ver bana

nefes gibidir ve terk eder seni her şey zamanla .

ne tuhaf , bu karanlıkta yaşayıp bir akdenizde boğulmak.

bir göç mevsiminde kanatları olmadan doğmak

Ne tuhaf.

tut bütün sözcükleri, incitmeden kanatlarından

bir uğur böceği gibi bırak içine, bana doğru fısılda

ruhumu doğuran bir göbekbağı gibi

tekrarla bu ninniyi. Okumaya devam et Ninni ve Ağıt…

Uyku

demir nasıl erirse bir dağın içinde uyku da öyle eritir zamanı,

çaresiz bir mühürle kapatıyorum göz kapaklarımı …

Oysa direniyordu içimde, kendi kendini zikreden bir korku

tanıdık şeyler tekrarlandıkça nasıl da köpekleştiriyor insanı .

ansızın sabah olur diye kıvrıldım, işte böyle bir karanlığa

sen yanı başımda bir bize döndün, ödünç alınmış bir düştü.

durmadan çoğaltıyordu kendini sana ait kelimeler

sen yanı başıma kıvrıldın, uyku bir içe dönüştü. Okumaya devam et Uyku